Tabiat Katili YK Enerji ile Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Yan Yana!

Doğa ve çevre değerlerine büyük bir inançla bağlı olan 40 üye tarafından 1955 yılında kurulan ve Türkiye’nin en köklü doğa koruma sivil toplum örgütlerinden biri olan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD geçtiğimiz günlerde Yeniköy Kemerköy Enerji Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. (YK Enerji) ile   bir anlaşmaya imza attı.

Varoluş amacını “Türkiye’nin eşsiz doğal, çevresel ve tarımsal zenginliklerini korumak, geliştirmek ve bu değerleri gelecek nesillere aktarmak” olarak tanımlayan TTKD, 1963 yılından beri Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Kurumu (IUCN) üyesidir. Dernek başkanı Ali Rıza Koç da IUCN Türkiye Milli Komitesi Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

YK Enerji, TTKD ile aralarındaki anlaşmanın 600 hektarlık alanda yapılması planlanan maden sahasının geri kazanımı çalışmalarını izlemek ve kamuoyuna raporlamak amacıyla imzalandığını ve çalışmalara Hüsamlar maden sahasında başlanılacağını duyurdu.

YK Enerji; Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ile linyit maden işletmesini 2014’te özelleştirme ile devralmasından bu yana geçen 9 yıl boyunca nesli küresel, bölgesel ve ulusal seviyede tehlike altında olan ve ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu Bern (Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma) Sözleşmesi’ne göre Kesin Koruma Altına Alınan Fauna Türleri’nin doğal yaşam ortamı olan alanları ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olarak yok etmektedir. Şirketin uluslararası sözleşmelere aykırı faaliyetleri bununla sınırlı değildir. YK Enerji, Temmuz 2023’te yine Türkiye’nin taraf olduğu Paris İklim Anlaşması’nın maddelerinde çok açık ve net olarak ifade edilen ormanlar da dahil olmak üzere sera gazı yutak ve rezervlerini korumak ve güçlendirmek için eyleme geçilmelidir prensibini de göz ardı ederek faaliyet bölgesindeki en önemli yutak alan olan Akbelen Ormanı’nı yok etmiştir. Akbelen Ormanı’nın, 2021 yılındaki büyük yangınlardan sonra kazandığı ekolojik koridor özelliği nedeniyle daha da vazgeçilmez bir ekosistem haline geldiği uzman ekologlar tarafından tespit edilmiştir. Yok edilen orman alanında 10 farklı endemik bitki türünün bulunduğu şirket raporlarında bile ortaya konduğu halde, bu türler maden sahalarında bulunmuyormuşçasına madencilik faaliyetlerine devam edilmiştir. TTKD’nin de üyesi olduğu IUCN tarafından belirlenen Kırmızı Liste Ölçütleri’ne göre nesli küresel ölçekte yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan Sarmaşık Yapraklı Siklamen, Cyclamen hederifolium Aiton- VU türünün maden sahasında bulunması da YK Enerji’yi durdurmamıştır. Oysa endemik bitkiler ve doğal yaşam ortamları Türkiye’nin taraf olduğu Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi tarafından koruma altındadır.

YK Enerji tarafından maden sahası rehabilitasyonunu iddiası ile “eski maden sahalarının geri kazanımı için önemli adım” olarak kamuoyu ile paylaşılan haber önemli bir adım değil şirketin önemli ve yeni bir yalanıdır. Çünkü:

  • Ormanlar yan yana dikilmiş ağaç ve bitki toplulukları değil, oluşması yıllar süren bir ekosistemdir,
  • Bahsi geçen bölgede yürütülen madencilik çalışmaları bölgenin ekosistemini geri dönülmeyecek şekilde yok etmiştir,
  • Başta endemik, dar yayılışlı ve nesilleri yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan bitki ve hayvan türleri olmak üzere bölgede bulunan tüm canlı türlerinin mikro-iklim, nemlilik, arazi pürüzlülüğü, eğim, bakı, toprak yapısı gibi özel ihtiyaçları bulunmaktadır. Süregelen madencilik çalışmaları ekosistemleri ve peyzajı yok ederken canlıların var olmaları ihtiyaç duydukları özel ortamları da yok etmiştir ve bu özel ihtiyaçların insan eli ile sağlanması olanaksızdır,
  • Dünyada yaşamın iki temel kaynağı hava ve sudur. YK Enerji yaşamın her iki temel kaynağının doğal yapısını bozacak faaliyetlerde bulunmaktadır. Ekosistemlerin rehabilitasyonu, ancak ortamda bulunan doğal koşulların rehabilitasyonu desteklemesi ile mümkündür. Ancak söz konusu maden sahalarında ne bir damla su kalmıştır ne de etrafında bir nefes kadar temiz hava bulunmaktadır. 

Tüm bu nedenlerden ötürü, eski maden sahalarının yeniden eski haline dönüştürülmesi mümkün değildir.

İçindeki tüm biyolojik çeşitlilik değerleri ile Akbelen Ormanını gözünü kırpmadan yok eden YK Enerji’nin Türkiye’nin en köklü doğa koruma derneklerinden biri ile yan yana gelme çabası kamuoyunda yıpranan imajını yenileme çalışmasıdır.

İkizköy Çevre Komitesi olarak, bu gerçekler ışığında TTKD’den var oluş amaçlarına tamamen karşı olan YK Enerji ile neden bir ilişki içerisinde olduğunu soruyor ve bu yanlıştan acilen geri dönülmesini talep ediyoruz. Doğa katili YK Enerji ile Türkiye’nin köklü bir doğa koruma kurumu olan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’ni bir arada görmek istemiyor; bu ilişkisini sürdürmek yerine yaşamdan taraf olan İkizköy halkı ve doğanın yanında olmasını bekliyoruz. Mücadelemiz, mücadeleniz olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir